Dr. Gabor Maté, “Travma tetiklendiğinde şimdiki halimizle değil, travmanın oluştuğu yaştaki yapımızla tepki veririz.” diyor.

Çocukken yeterliliklerimiz, değer algımız ve gücümüz sınırlıdır. Bu nedenle mizacın yarattığı travma karşısında baş edebilmek için çocukluk fantezileri geliştirir; savunmalarımızı ve kendiliğimizi o günkü kapasitemizle oluştururuz.

Yetişkinlikte tetiklendiğimizde de mizaçla oluşmuş bu yapı yeniden aktif hâle gelir. Bugünün koşullarına, geçmişte ve çocukluk kapasitemizle oluşmuş bir yapı üzerinden tepki vermeye başlarız.

Bunu bilir, kendimizde tetiklenen mizaç yapısını tanır ve ardından bu yapıyı nasıl yatıştıracağımızı öğrenirsek —gelişmiş kapasite ve çözüm üretme kaynaklarımızı kendimize hatırlatan bir içsel güncelleme sayesinde— güven hisseder; yaşam boyunca artan bir esenliğe ve duygusal dinginliğe yatırım yapmış oluruz.

Enneagram ile çalışmak bize bu kapıyı açar.

Enneagram tiplerinin kalp tutkularını ve çocuklukta güçlenmiş duygusal varoluş tepkilerini ele aldığım yazıya aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

( Enneagram Tiplerinin Kalp Tutkularının Psikolojik Revizyonu: Günah Değil, Çocuklukta Güçlü Hâle Gelmiş Duygusal Varoluş Tepkileri )

İçimizdeki Mutsuzluğu Hacklemek

Enneagram ile çalışmak bize kendimizi tanıma ve tetiklendiğimizde aktif hâle gelen mizaç yapımızı fark etme imkânı sunar. Duygusal zekâ becerilerimiz sayesinde de içimizdeki mutsuzluğu hackler; daha nitelikli ve doyurucu sosyal ve duygusal ilişkiler geliştiririz.

Bunu nasıl yapacağımızı aşağıdaki yazıda ayrıntılı biçimde ele aldım:

( Mutluluğun Simyası: Duygusal Zekâ ile Mutsuzluğu Hacklemek )

Yine diğer blog yazılarında sunulduğu gibi bu yetkinlikler; kendimizle ilişkimizi, sevdiklerimizle ilişkimizi, liderlik yetkinliklerimizi ve öğrenme becerilerimizi geliştirmek için doğal bir beyin mimarisi oluşturur.

Edindiğimiz kazanımlar sayesinde kendimizi anda yönetme becerimiz gelişir. Sürekli düşünüp kendimizi gelecek için güdülemeye çalışarak yormak yerine, hedeflerimiz için eyleme geçmeye başlarız.

Otomatik düşüncelerin ve Kahneman’ın sözünü ettiği hızlı düşünme sisteminin etkisiyle sürekli gelecek hakkında düşünmek yerine, hedeflerimiz için harekete geçerken kapasitemizin gelecekte de bizimle olacağını hatırlarız.

Var olan kapasitemize, bağlantılarımıza ve ilişkilerimize; hatta kapasite geliştirme kapasitemize güvenerek yola daha dingin ve daha entelektüel bir zihinle çıkarız.

Çünkü bizi zorlayan stres mekanizmaları yatıştığında, her birimizin beyni öğrenme ve Dan Siegel’ın ifade ettiği biçimiyle “bütün beyin” olarak çalışma konusunda harika kapasitelere sahiptir. Stres sistemleri yatışan beyin, içinde bulunduğu ana uygun biçimde çalışabilir; öğrenebilir, bağlantı kurabilir ve çözüm üretebilir.

Geleceğin En Güçlü Gelişim Alanı

Daniel Goleman, araştırmasında sosyal ve duygusal becerilerin bütün işlerdeki performans etkisini yüzde 60, liderlikteki etkisini ise yüzde 85 olarak bulmuştur. Geriye kalan etkiler ise mesleklerle ilgili diğer teknik becerilerden oluşmaktadır.

Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu’nun 2015, 2020 ve 2023 yıllarında yayımladığı “İşlerin Geleceği” araştırmalarında, iş insanlarında değişecek ve aranacak niteliklerin büyük çoğunluğunun ya doğrudan duygusal zekâ becerilerinden oluştuğu ya da duygusal zekânın etkilediği beceriler olduğu görülmektedir.

Goleman, Dünya Ekonomik Forumu ve birçok bilimsel araştırma, önümüzdeki en güçlü gelişim ihtiyacının sosyal ve duygusal öğrenme setlerinden oluşan duygusal zekâ becerileri olduğunu göstermektedir.

Diğer yazılarda da görebileceğiniz gibi sosyal ve duygusal becerilerin; akademik başarıdan yaşam doyumuna, sağlıklı ilişkilerden iş doyumuna kadar birçok alanda güçlü katkılar sunduğuna dair çok sayıda bilimsel kanıt bulunmaktadır.

TipX Atlas: Araştırmadan Uygulamaya

2009’dan beri öğrenen organizasyon ve denge, ardından kişiliğin liderliğe etkisi üzerine yürüttüğüm araştırmalar; devamındaki eğitim ve atölye çalışmalarımız, TipX Atlas altyapısının gelişmesini sağladı.

Bu süreçte birçok psikolog, insan kaynakları uzmanı, öğretmen ve PDR uzmanıyla birlikte çalıştık. Bu uzmanlık birikimine ve saha çalışmalarına dayanarak sosyal ve duygusal öğrenmeye doğrudan katkı yapan, geleceğe ilişkin kararlarımızı verirken bize bilgi desteği sunan envanterler geliştirdik.

Bu envanterlerin ardından, envanter sonuçlarına göre yapılandırılan mizaç temelli sosyal ve duygusal öğrenme programlarımızı TipX Atlas altyapısı üzerinden sunmaya başladık.

Şimdi TipX Atlas altyapısına özgün bir yenilik daha ekledik: Pozitif Bilgi Dili.

Pozitif Bilgi Dili ile Kültürel Dönüşüm

Pozitif Bilgi Dili, geliştirdiğim ve Plusophy —Pozitif Yaşam Felsefesi— projesinin bir parametresi olan yeni bir dil anlayışıdır.

Peter Drucker’ın “Kültür, stratejiyi kahvaltıda yer.” sözünden ilhamla, kurumların kültürel dilini Pozitif Bilgi Dili ile değiştirmeyi amaçlıyoruz.

Bunu yalnızca insanların kullandıkları kelimeleri değiştiren bir iletişim çalışması olarak görmüyoruz. Sosyal ve duygusal olarak öğrenen örgüt kültürleri yaratarak bütün ekosistemi; okulu, iş yerini ve aileyi bu kültürü besleyecek biçimde donatmak için çözümler üretiyoruz.

Çünkü bireyin içinde bulunduğu kültür değişmeden, yalnızca bireyin değişmesini beklemek yeterli değildir. Okulun, iş yerinin, ailenin ve bu sistemlerin içindeki ilişkilerin de sosyal ve duygusal öğrenmeyi destekleyen bir kültür oluşturması gerekir.

TipX Atlas envanterleri, mizaç temelli sosyal ve duygusal öğrenme programları ve Pozitif Bilgi Dili yaklaşımıyla sizlere katkı sunmaktan ve gelişim yolculuğunuzda çözüm paydaşı olmaktan onur duyuyoruz.

Gelecekte Yaşamaya Yatırım

Geleceğe hazırlanmak yalnızca yeni teknik bilgiler ve mesleki beceriler edinmek değildir.

Geleceğe hazırlanmak; tetiklendiğimizde hangi mizaç yapımızın aktif hâle geldiğini bilmek, bu yapıyı tanımak ve yatıştırmayı öğrenmektir.

Geçmişte çocukluk kapasitemizle oluşturduğumuz savunmaları, bugünkü gelişmiş kapasitemiz ve çözüm üretme kaynaklarımızla güncelleyebilmektir.

Stres mekanizmalarımızı yatıştırarak beynimizin öğrenme, ilişki kurma, liderlik etme ve çözüm üretme kapasitesini daha sağlıklı biçimde kullanabilmektir.

Kendimizle ilişkimizi, sevdiklerimizle ilişkimizi, liderlik yetkinliklerimizi ve öğrenme becerilerimizi geliştirmektir.

Sürekli düşünüp kendimizi gelecek için güdülemeye çalışarak yormak yerine, hedeflerimiz için eyleme geçmektir.

Kapasitemizin gelecekte de bizimle olacağını hatırlamak; var olan kapasitemize, bağlantılarımıza ve kapasite geliştirme kapasitemize güvenmektir.

Daha dingin, daha entelektüel ve içinde bulunduğu ana uygun çalışabilen bir zihinle yola çıkmaktır.

Diyebilirim ki, kendinizi geleceğe hazırlamak için beyninizi yeniden eğitmeye, mizacınızı tanımaya ve sosyal-duygusal kapasitenizi geliştirmeye istekliyseniz, TipX Atlas olarak buradayız.

Çünkü yarın da kendinize lazımsınız.

Şimdi sizi, söz ve yapımı kendime ait olan dingin bir şarkımla baş başa bırakıyorum.

Belki yazıyı okurken oluşan düşünce ve duygularınızı gözden geçirirken size eşlik etmesi iyi gelir.

Bi' ını | Ne Farkı Var | Yarın da Kendine Lazımsın

Dr. Abdurrahman Subaş

Eğitim ve Yönetim Bilimci